İlk buluşmada ne konuşulur? Sorguya çekmeden birini tanımak
turan4 dk okuma
Buluşmaya bir saat var ve sen hâlâ telefonda "ilk buluşmada sorulacak sorular" listesi okuyorsun. Çocukluk hayalin neydi, en sevdiğin film hangisi, beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun? Listeyi ezberlesen de içinden bir ses bunun biraz iş görüşmesine benzeyeceğini söylüyor. O ses haklı. Karşındaki sana peş peşe soru sormaya başlasa sen de bir süre sonra kapıya bakardın.
İlk buluşmada konuşmayı kurtaran şey doğru soru değil, gerçek merak. Bu yüzden ezberden çok, küçük bir alışkanlık işe yarıyor: duyduğun şeye tutunmak. O sana "Bu hafta çok yoğundu, taşınıyorum" dediğinde listedeki sıradaki soruya geçmek yerine "Nereden nereye? Kendi isteğinle mi taşınıyorsun?" diye sormak. Bir cevabın içinde çoğu zaman bir sonraki sorunun kapısı vardır. Onu fark etmek için de dinlemek gerekir, sıradaki cümleni kurmakla uğraşmak yerine.
Soru sorup susmak da tek başına yetmiyor. Bir soru, bir kısa anlatı, sonra yine soru; konuşma böyle yürür. "Ben de geçen yıl taşındım, kolileri açmam dört ay sürdü" demek, karşındakine hem seni tanıma fırsatı verir hem de biraz nefes aldırır. Dengeyi kaçırmak iki yönde de mümkün. Hiç kendinden söz etmeyen biri mülakat yapıyor gibi görünür, hep kendinden söz eden biri de sahneye çıkmış gibi. Kabaca yarı yarıya gidiyorsa iyi bir yerdesin demektir.
Konu bulamıyorsan elinin altında duran şeylerden başlayabilirsin. Oturduğunuz yer, gelirken yaşadığın trafik, masadaki kahvenin tuhaf adı. Bunlar derin konular değil ve olmak zorunda da değil. Hafif şeylerden konuşmak boş muhabbet sayılmaz, iki yabancının birbirinin sesine alışma biçimidir. Oradan yavaş yavaş boş zamanlara, son zamanlarda heyecanlandıran şeylere, yakında yapmak istediği bir şeye geçilebilir. "Son zamanlarda seni en çok ne eğlendirdi?" sorusu, "Hobilerin neler?" sorusundan daha kolay cevap bulur, çünkü kişinin aklına hazır bir an getirir.
Bir de ilk buluşmada açılmasa da olacak konular var. Eski sevgiliyi uzun uzun anlatmak, karşındakinin evlilik ve çocuk planlarını daha kahve gelmeden öğrenmeye çalışmak, maaş sormak. Bunların hiçbiri yasak değil, bir gün konuşulacak şeyler. İlk buluşmada ise insanı köşeye sıkıştırır. Sen de karşı taraftan böyle bir soru gelirse "Bunu biraz daha tanışınca konuşmayı tercih ederim" diyebilirsin. Bu kaba bir cevap değil, kendi hızını söylemektir.
Asıl korkulan şey sessizlik. Konuşma durduğunda iki kişi de bardağına bakar ve bu an sana çok uzun gelir. Oysa karşındakine de uzun geliyordur, üstelik o da senin kadar "şimdi ne desem" diye düşünüyordur. Birkaç saniyelik boşluk felaket değil. Doldurmak zorunda hissediyorsan en dürüst yol da genellikle en iyisidir: "Biraz heyecanlıyım, kusura bakma." Bu cümleyi kuran çok az insan var ve kurulduğunda ortamı neredeyse her zaman yumuşatır. Karşındaki büyük ihtimalle gülüp "Ben de" der.
Telefon ayrı bir konu. Masada ekranı yukarı bakan bir telefon, bakmasan bile aklının başka yerde olabileceğini söyler. Çantada ya da cebinde durması, yaptığın en kolay nezaket olabilir. Gerçekten beklediğin bir arama varsa baştan söylemek de yeter.
Peki iyi gidip gitmediğini nasıl anlarsın? Buluşmanın ortasında bunu ölçmeye çalışmak, seni yine dedektife çevirir. Daha kullanışlı soru, buluşmadan çıkarken kendine sorabileceğin şey: Onun yanında kendim gibi olabildim mi? Beni merak etti mi, ben onu ettim mi? Yorgun mu çıktım, hafiflemiş mi? Bir ilk buluşmanın sınav gibi geçmesi kötü bir işaret değildir, herkes gergin olabilir. Ama sana sürekli küçümseyen şakalar yapan, cevaplarını dinlemeyen ya da hayır dediğin bir şeyde ısrar eden biriyle ilgili ilk izlenimini de ciddiye al. Tanımadığın biriyle görüşürken kalabalık bir yer seçmek ve bir yakınına nereye gittiğini söylemek de işin rahatlatıcı kısmı.
Bir sonraki adımı konuşmak için kusursuz bir an beklemene de gerek yok. Hoşuna gittiyse bunu söylemek çoğu zaman yetiyor: "Bugün çok keyif aldım, bir daha görüşmek isterim." Karşındaki aynı şeyi hissetmiyorsa da bunu erken öğrenmek ikiniz için daha rahat.
Buluşmaya gitmeden önce liste ezberlemek yerine onunla ilgili gerçekten merak ettiğin tek bir şeyi bulmayı dene. Bir tane yeter, konuşma oradan kendi yolunu bulur. Yine de aklında takılan bir şey varsa hasbihal'de Fikir Al'a yazıp başkalarına sorabilirsin: en iyi geçen ilk buluşmaları neden iyi geçmişti? Cevaplar çoğu zaman listelerden daha çok işine yarar.