Yıllardır birliktesiniz ama o evlenmek istemiyor: nasıl sorarsın, ne kadar beklersin?
turan4 dk okuma
"Şimdi değil" dedi. Bir yıl önce de öyle demişti, ondan önce de. İşler bir düzene girsin, biraz para biriksin, bir taşınalım. Bu arada arkadaşlarının düğünlerine birlikte gidiyorsunuz ve masada biri sorduğunda ikiniz de aynı anda gülüp konuyu değiştiriyorsunuz. Eve dönerken konuşmuyorsun. Beş yıl oldu ve artık bu sorunun içinde durmaktan yoruldun.
Bu yazı bir evlilik savunması değil. Evlenmek herkes için doğru bir şey değil ve evlenmek istememek de seninle bir sorunu olduğu anlamına gelmez. Ama sen istiyorsan bu isteğin de ciddiye alınması gerekir. Sana bir şeyin eksik olduğunu söyleyen şey çevrenin baskısı mı, gerçek bir isteğin mi, önce bunu kendine söylemek işe yarar. "Herkes evleniyor, ben geri kalıyorum" hissi başka, "Bu kişiyle ortak bir hayat kurmak istiyorum ve bunun adını koymak benim için önemli" hissi başka. Bir de kendine şunu sor: Asıl istediğin düğün mü, kâğıt mı, yoksa bu ilişkinin bir yere gittiğini bilmek mi? Bazen cevap sonuncusudur ve o zaman konuşma da değişir.
Bu konuyu hep imalarla, şakayla, başkalarının düğününden sonra konuşmak işe yaramaz. Sorunun asla tam sorulmadığı ilişkilerde iki kişi de karşısındakinin ne düşündüğünü bildiğini sanır. Düğün dönüşü arabada, kavga sırasında ya da alkol almışken değil, sakin bir zamanda oturup açıkça sormak gerekir. "Seninle ilgili bir şeyi konuşmak istiyorum. Ben evlenmek istiyorum, sana da bunu açıkça söylemedim. Sen bu konuda ne hissediyorsun? 'Şimdi değil' dediğinde aklındaki şey ne?"
Sonra asıl zor olan kısım geliyor, dinlemek. Çünkü "evlenmek istemiyorum" cümlesinin altında çok farklı şeyler olabilir. Parası yetmeyecek gibi hissediyor olabilir. Annesiyle babasının evliliğini görüp korkuyor olabilir. Düğünden, ailelerin işe karışmasından çekiniyor olabilir, ama seninle yaşamaktan çekinmiyor olabilir. Evliliğe hiç inanmıyor ama seninle ömür boyu kalmak istiyor olabilir. Ya da sana söyleyemediği bir şey var: Bu ilişkiden o kadar emin değil. Dışarıdan aynı görünen bu cevapların her biri başka bir ilişki anlamına geliyor. Bu yüzden "Neden?" sorusunu savunmaya düşürmeden sormak gerekir. Çözüm üretmeye de hemen başlama, önce anlaman gerekiyor.
"Ne zaman?" sorusunu sormak da hakkındır. "Bir gün" bir cevap değil, bir erteleme olabilir. "İşi oturtunca" dediyse işin oturmasının ne demek olduğunu sormak hakkındır. Karşındaki gerçekten birlikte bir gelecek görüyorsa, bu soruyu konuşmak onu ürkütmez. Belirsiz kalması gerekmeyen bir şeyi her seferinde belirsiz bırakıyorsa bu da bir cevaptır. Çok rahatsız edici gelebilir ama bazı "şimdi değil"ler zamanla "hayır"ın kibar söylenişine dönüşür.
Ültimatom meselesi çok karıştırılıyor. "Ya evlenirsin ya giderim" cümlesi birine baskı kurar, alınan evet de çoğu zaman güvenilir bir evet olmaz. Ama kendi takvimini söylemek başka bir şeydir. "Seni zorlamak istemiyorum. Ama benim için bu önemli. Çocuk istiyorum, kurmak istediğim bir hayat var ve bunun için sonsuza kadar bekleyemem. Bir yıl sonra hâlâ aynı yerde olursak kendi hayatımı düşünmem gerekecek." Bu tehdit değil, kendi sınırını bildirmek. Burada önemli olan bu cümleyi gerçekten kastetmek. Her yıl söylenip hiçbir şey yapılmayan bir son tarih, zaman içinde ikinize de hiçbir şey ifade etmemeye başlar.
Peki ne kadar beklemek gerekir? Bu soruya senin yerine kimse cevap veremez. Yaş, çocuk isteği, ne kadar süredir birlikte olduğunuz, ne kadar yol alındığı. Ama şunu sorabilirsin: Beş yıl sonra aynı masada aynı konuşmayı yapıyor olsak, bu bana nasıl gelir? Bugünkü bekleyişin bir ilerlemenin parçası mı? Birlikte bir plan yapılıyor, bir şeyler değişiyor mu, yoksa takvim yalnızca senin kafanda mı dönüyor? Bir de şunu fark et: Bu süre boyunca kendi hayatından neleri erteliyorsun?
Cevabı duyduğunda ne yapacağın ise senin kararın. Evliliğin olmadığı ama çok güçlü olan bir ortaklıkla mutlu olacağına karar verebilirsin, bu da bir seçimdir, çünkü artık bilerek seçiyorsun. Ya da seninle aynı şeyi istemediğini kabul edip gitmeyi seçebilirsin, sevginin bitmemesine rağmen. Bu çok acı bir ayrılıktır, ama ileride yirmi yıl boyunca "Neden o zaman konuşmadım" demekten daha taşınabilir olabilir.
Bu hafta konuşmaya başlamadan önce tek bir cümleyi tamamla: "Benim bu konuda istediğim şey şu." Kendi cevabını bilmeden karşındakinin cevabını duymak çok zor. Bu bekleyişi yaşamış başkalarının ne yaptığını merak ediyorsan hasbihal'de Fikir Al'a sorabilirsin. Sadece anlatmak istersen bir Dert olarak yazman da yeter.