Seviyor musun, yoksa alıştın mı? Bunu anlamaya yarayan sorular
turan4 dk okuma
Akşam yemekte karşılıklı oturuyorsunuz. Her şey yolunda. Kötü bir şey olmuyor, kavga yok, hatta çok iyi anlaşıyorsunuz. Sonra aklına geliyor: Ben bu kişiyi seviyor muyum? Bu soru birkaç aydır sessizce geri geliyor. Birisi sana sorsa "Tabii ki seviyorum" dersin, çünkü başka bir cevabın ne anlama geleceğinden korkuyorsun. Telefonda "seviyor muyum yoksa alışkanlık mı testi" yazıp baktığın sayfalardan da pek bir şey çıkmadı.
Bu soruyu çözen bir test yok. Sekiz soruluk bir listenin sonunda "Çok aşıksınız" yazması sana bir şey söylemez, çünkü sevgi bir ölçüm değil. Yine de soruyu netleştirmek mümkün. Sadece önce iki yanlış beklentiyi kenara koymak gerekiyor.
Birincisi, ilk zamanların heyecanını sevginin ölçüsü sanmak. Kalbin hızla çarpması, telefonun her titreşiminde heyecanlanmak, onu düşünmekten yemek yiyememek çoğu ilişkide zamanla azalır. Bu azalma sevginin bittiğini göstermez. Uzun ilişkide sevgi çoğu zaman sessizleşir, daha az parlak ama daha yerleşik bir şeye dönüşür. Heyecan yok diye "Sevmiyorum demek ki" dersen, hemen hemen her uzun ilişkiyi bitirmen gerekir. Sadece heyecanı arıyorsan, herkesle birkaç yıl sonra aynı yere gelirsin.
İkincisi, alışkanlığı kötü bir şey sanmak. Birinin kokusuna, sabah rutinine, kahvesini nasıl içtiğine alışmak sevginin karşıtı değil, çoğu zaman bir parçasıdır. Soru "Alıştım mı?" değil, "Sadece alıştım mı?" Alışkanlık ile sevgi yan yana yaşayabilir. Asıl fark, ortadan alışkanlığı kaldırdığında geriye ne kaldığıdır.
Birkaç soru bunu görmene yardımcı olabilir. Tek tek ve dürüstçe cevap ver, bir yere yazman da iyi olur, kimseye göstermene gerek yok. Başına iyi bir şey geldiğinde ilk anlatmak istediğin kişi o mu? Yoksa onun sıkılacağını düşünüp başkasına mı anlatıyorsun? Onun iyi bir şey başardığını duyduğunda gerçekten seviniyor musun, yoksa bir mesafeden mi bakıyorsun? Onu merak ediyor musun? Bugün ne düşündüğünü, neye üzüldüğünü, yeni ne öğrendiğini. Yoksa onu artık tamamen bildiğini mi düşünüyorsun?
Bir de zor sorular var. Bu ilişki sana hiçbir şey kaybettirmeyecek olsaydı, yani aile üzülmeyecek, ev bozulmayacak, kimse konuşmayacak, tek başına kalmayacak olsaydın, yine de seçer miydin? Beş yıl sonra aynı sofrada olduğunu düşündüğünde içinde ne oluyor? Rahatlama mı, sıkışma mı? Onu başka birinin yanında mutlu gördüğünü düşünsen ne hissederdin? Burada "kıskançlık" ile "aslında ben de rahatlarım" arasındaki fark çok önemlidir. Son soru: Aynı soruyu o kendine sorsaydı, hangi cevabı vermesini isterdin?
Ayırt etmeye çalışırken dikkat etmen gereken bir şey de senin hâlin. Sürekli yorgun, tükenmiş ya da mutsuzsan hiçbir şey hissedemiyor olabilirsin. Bir iş sıkıntısı, ağır bir dönem ya da ruh hâlindeki düşüş her şeyi soluklaştırır. O zaman "Onu sevmiyorum" değil, "Şu an hiçbir şeyi hissedemiyorum" demek daha doğru olabilir. Başka alanlarda da aynı kayıtsızlığı yaşıyorsan bu ilişkiden çok seninle ilgili bir şey olabilir. Bu uzun sürüyorsa ve hayatını zorlaştırıyorsa bir uzmanla konuşmak gerçekten faydalı olur.
İlişkinize bakmak da işe yarar. Uzun zamandır birbirinize vakit ayırmıyorsanız, sadece fatura ve çocuk konuşuyorsanız ya da hep aynı programı tekrarlıyorsanız, soğuduğun şey kişi değil, bu düzen olabilir. Küçük bir deneme yapabilirsin: Birkaç hafta birlikte yeni bir şey yapmak, onu başka bir ortamda görmek, sadece ikinize ait bir saat ayırmak. Bu hissini değiştirmeyebilir, ama değiştirirse sorunun başka olduğunu öğrenirsin. Hiçbir şey hissetmiyorsan da bu bir başka bilgi olur.
Cevap sandığın gibi olmazsa ne olur? İşte bu soruyu bu kadar korkutucu yapan şey. Birçok insan kendine bu soruyu tam sormaz, çünkü cevabın ayrılık gerektirebileceğinden korkar. Bu yüzden hemen bir karar vermek zorunda olmadığını hatırla. Bir şeyi fark etmek ile onun hakkında bir şey yapmak aynı an olmak zorunda değil. Hâlâ düşünebilirsin, onunla konuşabilirsin, kendine birkaç ay verebilirsin. Karşındakinin bilmesi gereken bir şey olursa bunu dürüstçe paylaşmak iyi olur, çünkü o da senin kafandaki soruyu bilmeden bir hayat kuruyor olabilir.
Kendine dürüst olmanın karşılığı her zaman ayrılık değil. Bazen bu sorunun ardından gerçekten sevdiğini fark edersin ve ilişkine daha çok sahip çıkmaya başlarsın. Bazen de sana dokunan şeyin başka bir şey olduğunu anlarsın.
Bu hafta o sorulardan birini seç ve cevabını yaz. Sadece bir tane. Düşüncelerini kimseye söyleyemiyorsan hasbihal'de bir Dert olarak yazabilirsin, ya da Fikir Al'da başkalarına sorabilirsin: Uzun bir ilişkide bu soruyu sorduğunuzda cevabı nasıl buldunuz?