Sevgilinin telefonuna bakmak istiyorsun: asıl aradığın ne?
turan3 dk okuma
Duşa girdi. Telefonu yatağın üstünde. Şifresini biliyorsun ya da biliyor olduğunu düşünüyorsun. Elin gidiyor, sonra duruyor. Son zamanlarda telefonu ters çevirir oldu mu, yoksa sen mi artık bunu fark etmeye başladın? Bir bakıp rahatlasan, her şey yerine oturacak gibi geliyor.
Bu anı yaşayan çok insan var ve neredeyse hepsi kendine aynı şeyi söylüyor: "Tek bir kere bakacağım, içim rahat edecek." Ne yazık ki içi rahat eden pek olmuyor. Çünkü telefon bir cevap vermiyor, yalnızca yeni sorular üretiyor. Bir şey bulamazsan "Belki silmiştir" dersin. Anlamını çözemediğin bir mesaj, tanımadığın bir isim bulursan bu kez ona günlerce takılırsın, üstelik nereden öğrendiğini söyleyemezsin. Bir kez baktıktan sonra bir daha bakma ihtimalin de artar, çünkü artık bu senin yöntemin olmuştur. Ve bir gün fark edilirse konu bulduğun şeyden çıkar, telefona baktığın için tartışırsınız; asıl konuşmak istediğin şey kaybolur.
Bu yüzden önce kendine sormaya değer: Ben o telefonda tam olarak ne arıyorum? Altından çoğu zaman bir mesaj değil, bir duygu çıkar. Son zamanlarda aranızda bir uzaklık olmuş olabilir ve bunu adlandıramıyor olabilirsin. Daha önce bir aldatma yaşamış olabilirsin ve bu kez erken davranmak istiyor olabilirsin. Ya da belirli bir şey görmüşsündür: telefon şifresinin değişmesi, geç saat mesajları, ekranın senden çevrilmesi. Bu işaretlerin bir kısmı gerçekten bir şeye işaret eder, bir kısmı ise iş stresi, gizli bir hediye ya da sıradan bir alışkanlıktır. Telefon bu ayrımı yapamaz. Sen ise "Bende bir şüphe var" cümlesini kurabilirsin.
Soruyu kendisine sormak bu yüzden daha zor ama daha kısa yoldur. Bunu suçlayarak yapmak kavgayı başlatır, görüp hissettiğini anlatmak ise bir kapı açar. "Son zamanlarda telefonunu benden saklıyor gibi hissediyorum. Belki yanlış görüyorum ama bu beni huzursuz ediyor, konuşabilir miyiz?" Böyle bir cümle karşında iki türlü tepki alabilirsin. Biri açıklar, üstelik senin neden tedirgin olduğunu da merak eder. Öbürü konuyu sana çevirir, "Sen hastasın" der, öfkelenir. Söylediği kadar söyleme biçimi de sana bir şey anlatır. Tek bir tepkiye bakıp karar vermek zorunda değilsin ama aklında tutabilirsin.
"Madem saklayacak bir şeyin yok, telefonunu ver" demek de cazip gelebilir, ama bu da düşündüğün gibi işlemez. Telefonunu vermek istemeyen biri suçlu olmak zorunda değil. Pek çok insan için telefon; arkadaşlarının sırları, ailesiyle konuşmaları, kafasından geçen şeylerin saklandığı bir alandır. Bir ilişkide olmak, o alanın ortadan kalktığı anlamına gelmez. Karşılıklı açık telefon düzeninden memnun çiftler de var, bu onların tercihidir. Ama bunun zorla, kontrol amacıyla kurulması güveni büyütmez. Aksine "İkimiz de izleniyoruz" duygusu getirir. Telefon her gün kontrol ediliyorsa bu da kontrolün sorunu çözmediğini gösterir.
Burada ters taraftan da bakmak lazım. Sevgilin senin telefonuna bakmak istiyorsa, şifreni istiyorsa, vermediğinde kavga çıkarıyorsa, bu bir yakınlık göstergesi değil. Kendi telefonunu vermiyor ama seninkini istiyorsa bu daha da belirgindir. Bu baskı başka kısıtlamalarla birlikte geliyorsa durup düşünmek gerekir.
Bir şey bulduysan ya da zaten baktıysan, o hâlde de kendini suçlamakla başlaman gerekmiyor. Bakmış olmak senin de yapmak istemediğin bir şey olabilir, ama insan korkunca böyle şeyler yapar. Şimdi önemli olan bir sonraki adım. Elindeki bilgi gerçekten net mi, yoksa bir mesajın iki satırı mı? Hemen yüzüne vurmadan önce sakinleşmeye bir gece vermek, kafandaki soruyu kısa bir cümleye indirmek işine yarar. Hemen karar vermek zorunda da değilsin. Aldatma varsa büyük kararlar için sonraki günler de orada olacak.
Bazen konuştuktan sonra da güven gelmez. Ne söylerse söylesin içine sinmez, bunu da fark etmek bir bilgi. O zaman soru belki onunla ilgili değil, bu ilişkide kendini güvende hissedip hissetmediğinle ilgilidir. Bu sorunun cevabı hiçbir telefonda yazmıyor.
Elin bir sonraki kez telefona gittiğinde bir durup "Şu an neyden korkuyorum?" diye sormayı dene ve cevabı kendine söyle. O cümleyi ona nasıl kuracağını bulamıyorsan hasbihal'de Fikir Al'a yazıp başkalarına sorabilirsin: Böyle bir şüpheyi eşinizle ya da sevgilinizle nasıl konuştunuz?