Sevgilin kıyafetine ve arkadaşlarına karışıyorsa: ilgi nerede biter, kontrol nerede başlar?
turan4 dk okuma
İlk başta hoşuna gitmiş olabilir. "O elbiseyle dışarı çıkma, herkes sana bakıyor" derken gülüyordu, seni kıskanıyordu, bu da bir tür sevgi gibi geliyordu. Sonra elbise değişti, ardından arkadaş grubuna girip çıkanlar, takipçilerin, ne zaman nerede olduğun. Şimdi evden çıkmadan önce aynaya kendi gözünle değil onun gözüyle bakıyorsun ve bir tartışma çıkmasın diye bazı şeyleri yapmamayı öğrendin.
İlgi ile kontrolü ayırmak zor, çünkü ikisi de aynı kelimelerle gelebilir: "Seni düşündüğüm için söylüyorum." Farkı kelimelerde değil, sonrasında olanda aramak gerekiyor. İlgi fikir söyler ve kararı sana bırakır. "Bu ceket bence sana daha çok yakışıyor" der, sen diğerini giydiğinde akşam yine birlikte eğlenirsiniz. Kontrol ise bedel ister. Onun dediğini yapmadığında surat asılır, kavga çıkar, günlerce konuşulmaz, ya da "Demek ki beni sevmiyorsun" denir. Sen de bir süre sonra o bedeli ödememek için kendini ayarlarsın. Karşındakinin ne istediğini sana söylemesi bile gerekmez artık, sen tahmin edip önden davranırsın.
Kendine soracağın sorular basit, cevabı rahatsız edici olabilir. Bugün onun tepkisini düşünmeden ne giyerdin? Son zamanlarda görmekten vazgeçtiğin bir arkadaşın var mı, varsa neden vazgeçtin? Nerede olduğunu her an haber vermek zorunda mısın, vermezsen ne oluyor? Telefonunu, şifreni, hesaplarını istemesi "Saklayacak bir şeyin yoksa ver" diye mi geliyor? Bu kuralların aynısı onun için de geçerli mi, yoksa yalnız senin için mi? Tek taraflı kurallar, ilişkilerde en önemli işaretlerden biridir.
Kontrol genelde bir anda gelmez. Yavaş yavaş gelir ve her adım tek başına önemsiz görünür. Bir kişiyle görüşmemen, bir paylaşımı silmen, bir yere gitmemen. Sen her adımda "Bu kadarcık şey için kavga etmeye değmez" dersin. Bir gün dönüp baktığında çevren daralmıştır ve kimseye anlatamazsın, çünkü anlatılacak tek bir büyük olay yoktur. Sürekli "Abartıyorsun" denildiği için kendi algından da şüphe etmeye başlarsın. Çoğu insan bu noktada durumu, bir arkadaşı aynı şeyi anlatsa ne diyeceğini düşünerek daha net görür. Bunu dene: En yakın arkadaşın aynı hikâyeyi sana anlatsaydı ona ne derdin?
Küçük karışmalar için bir denemeye değer. Hâlâ güvende hissediyorsan ve aranızda konuşulabilen bir şeyler varsa, bir sınırı sakin bir anda söyleyebilirsin: "Ne giyeceğime ben karar vermek istiyorum. Fikrini söylemen hoşuma gidiyor ama giymediğimde kavga çıkınca kendimi kısıtlanmış hissediyorum." Ya da "Arkadaşlarımla görüşmeye devam edeceğim. Rahatsız olduğun bir şey varsa konuşalım, ama kiminle görüşeceğimi senin belirlemeni istemiyorum." Burada amaç onu ikna etmek değil. Amaç, ne istediğini açıkça söylemek ve ne yaptığına bakmak.
Tepkisi aslında cevabın kendisi olacak. Duyan, ne yaptığını fark eden, "Haklısın, bu benim korkum, üzerinde çalışmam gerekiyor" diyebilen ve bunu davranışıyla gösteren biri vardır, bu ilişkide konuşulacak yer vardır. Korkularından söz etmek, ondan senin hayatını daraltmasını istemekle aynı şey değildir. Ama sınırını söylediğinde daha büyük bir öfke geliyorsa, "Beni bu hâle sen getiriyorsun" deniyorsa, seni bırakmakla ya da kendine zarar vermekle tehdit ediyorsa, bir hafta sakin durup sonra her şey eskiye dönüyorsa durum başkadır. Bu, sevginin çok güçlü olması değil, sana alan bırakılmaması.
Bu noktada kendini tek başına sınır koymaya zorlamak zorunda değilsin. Sınırı söylemek güvenli gelmiyorsa, söylemeden önce bir plan yapmak gerekir. Çevrenle bağını korumak bu yüzden önemli. Uzaklaştığın bir arkadaşına "Bir süredir görüşemedik, nasılsın?" yazmak tek başına küçük bir adım gibi görünür, ama çok şey değiştirebilir. Güvendiğin birine yaşadığın şeyi anlatmak, gerekirse telefonun kontrol edilmeyeceği bir yerden konuşmak da böyle bir adımdır. Paran ve kimlik belgelerin üzerinde söz sahibi olmak, zor bir zamanda sana yol açar.
Hayati bir tehlike hissediyorsan 112'yi arayabilirsin. Aile içi sorunlar, şiddet ve sosyal destek için ALO 183'e 7/24 ulaşabilirsin; orada konuşmak için ayrılmaya karar vermiş olman gerekmiyor. Bu durum haftalardır sürüyor ve uykunu, işini, kendine bakışını bozduysa bir uzmana başvurmak da sana destek olur.
Bugün tek bir şey yapmak istersen, son zamanlarda görmekten vazgeçtiğin birine kısa bir mesaj at. Yaşadığının adını koymakta zorlanıyorsan hasbihal'de bir Dert olarak yazabilirsin; her gönderi yayından önce okunur ve anlattığın şeyin kulağa nasıl geldiğini, sana yargılamadan söyleyecek insanlarla karşılaşabilirsin.