Sevgililer Günü'nde yalnız olmak: herkesin fotoğraf paylaştığı bir günü geçirmek
turan4 dk okuma
Sevgililer Günü takvimde tek bir gün, ama telefonun ekranında neredeyse bir hafta sürer. Birkaç gün önceden vitrinler kırmızıya döner, reklamlar "o özel kişi" için öneriler sıralar. 14 Şubat sabahı ise akış dolar: buketler, mum ışığında masalar, el ele fotoğraflar, uzun uzun yazılmış notlar. Bunlara bakarken içinde bir şeyin sıkıştığını hissediyorsan, bu çok anlaşılır.
Bu günü yalnız geçirmenin her hali başka. Hiç sevgilin olmamış olabilir ve bu tarih bunu sana her yıl yeniden hatırlatıyor olabilir. Yakın zamanda bir ayrılık yaşamış olabilirsin; o zaman bu gün bir yarayı kurcalar. Ya da yalnız olmaktan memnunsun ama çevrenin "Bu yıl da mı yalnızsın?" bakışı yoruyor. Hangisi olursa olsun, günün sende uyandırdığı his gerçek ve onu küçümsemek zorunda değilsin.
Bu günü zorlaştıran şeyin büyük kısmı kıyaslama. Başkalarının paylaştığı fotoğraflar, ilişkilerinin en güzel anından seçilmiş tek bir kare. O karede kavga, sıkılma, belirsizlik görünmez. Fotoğrafı çeken kişinin o akşam nasıl hissettiğini de bilemezsin. Sen ise kendi hayatının bütününü, en sessiz akşamlarıyla birlikte o tek kareyle karşılaştırıyorsun. Bu karşılaştırmanın sonucu baştan belli ve adil değil.
Bu fotoğraflara bakarken biraz kıskanmak da olağan. Kıskançlık çoğu zaman neyi istediğini gösteren bir işarettir; kendini bunun için ayıplamana gerek yok. Kendine "Burada tam olarak neyi özlüyorum?" diye sorabilirsin. Bir sevgiliyi mi, birinin seni düşünmesini mi, yoksa yalnızca o sıcak akşam yemeği hissini mi? Cevap bazen beklediğinden farklı çıkar ve bir kısmını bu gün kendin için de yaratabileceğini fark edersin.
Kıyaslamayı tamamen durdurmak zor, ama azaltmak mümkün. En basit yolu o gün akışa daha az bakmak. Telefonu bırakmak zorunda değilsin; sosyal medya uygulamalarını bir günlüğüne açmamayı deneyebilirsin. Açacaksan da bakacağın zamanı kendin belirleyebilirsin, örneğin akşam bir kez ve on dakika. Böylece gün boyunca habersizce yakalanmazsın ve ne zaman bakacağına sen karar vermiş olursun.
Sonra o günü kendi küçük ritüeline çevirebilirsin. Ritüel büyük ya da pahalı bir şey olmak zorunda değil; her yıl o gün kendin için tekrarladığın bir şey. En sevdiğin pastaneye gidip kendine bir dilim tatlı almak. Uzun zamandır gitmediğin bir sahile ya da parka yürümek. Sevdiğin bir albümü baştan sona, başka bir şey yapmadan dinlemek. Bu yıl başlattığın küçük bir şey, birkaç yıl sonra o tarihi "yalnız kaldığım gün" olmaktan çıkarıp "kendime ayırdığım gün"e çevirebilir.
Sevgi yalnızca romantik bir ilişkide yaşanmıyor. O gün bir arkadaşa, bir kardeşe, yalnız yaşayan bir akrabaya mesaj atmak ya da ona bir kahve ısmarlamak, günü başka bir anlamla doldurur. Bazı arkadaş grupları 14 Şubat'ı kendi aralarında bir akşam yemeğiyle geçirmeyi küçük bir geleneğe çeviriyor. Bunu senin önermen yeterli. Büyük ihtimalle o gün yalnız hisseden tek kişi sen değilsin ve teklifin birine iyi gelecek.
Ayrılık sonrası ilk Sevgililer Günü'nü geçiriyorsan durum biraz daha farklı. O gün eski sevgilinin profiline bakmak, eski mesajları açmak çok cazip gelebilir. Bunu yapmadan önce kendine "Bu bana ne verecek?" diye sorabilirsin. Çoğu zaman cevap, biraz daha fazla acıdır. O gün için önceden bir plan yapmak, akşamın o boş saatine bir şey yerleştirmek işini kolaylaştırır. Bir arkadaşına "O akşam biraz zor olabilir, bir ara arar mısın?" demek de gayet yerinde bir istek.
Çevrenden gelecek sorulara da kısa ve sakin cevaplar hazırlayabilirsin. "Bu yıl kendimle buluşuyorum" ya da yalnızca "Sakin bir gün geçireceğim" demek, açıklama yapmak zorunda olmadığın bir sınır çizer. Sorulara gülümseyerek kısa cevap vermek, kimseye hesap vermediğin anlamına gelir; ne mahcup olmana ne de kendini savunmana gerek var.
Bir de şunu hatırlamak iyi gelebilir: 14 Şubat bir gün sürer. Ertesi sabah vitrinler değişir, akış başka şeylerle dolar ve bu yükün çoğu kendiliğinden kalkar. O günü güzel geçirmek zorunda değilsin; yumuşak geçirmen yeter.
14 Şubat'tan birkaç gün önce o güne tek bir şey yerleştirmek iyi bir başlangıç: bir yürüyüş rotası, bir tatlı ya da bir arkadaşa atılacak mesaj. Bu günü sende neyin zorlaştırdığını anlatmak istersen hasbihal'de bir Dert yazabilir, aynı şeyi hisseden başkalarının sesini duyabilirsin.