Kendini değersiz hissettiğin günlerde kendine nasıl davranırsın?
turan4 dk okuma
Kötü günlerde içinde bir ses yükselir. Hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığını, herkesin senden daha iyi olduğunu, senin yerinde başkası olsa işi çoktan halledeceğini söyler. Bu cümleleri belki hiç kimse sana yüksek sesle söylemedi. Ama o ses öyle tanıdık ki, onu kendi gerçek düşüncen sanıyorsun.
Kendini değersiz ve yetersiz hissetmek çoğu zaman bir olaydan sonra başlar ama o olayla bitmez. İşte küçük bir hata yaparsın, akşam olduğunda mesele hata olmaktan çıkar, sen olursun. "Bir yanlış yaptım" düşüncesi bir anda "Ben yanlış biriyim" düşüncesine dönüşür. Bu sıçrama o kadar hızlı olur ki çoğu zaman fark etmezsin bile. Ertesi sabah da o düşünceyle uyanırsın, sanki bir gerçekmiş gibi.
İlk iş, bu sesi fark etmek olabilir. Onu susturmaya çalışmak genellikle işe yaramaz; bastırdıkça daha yüksek sesle konuşur. Ama onu duyduğunda kendine "Şu an o ses konuşuyor" diyebilirsin. Bu küçük cümle arada bir mesafe yaratır. Düşünce sen değilsin, aklından geçen bir cümle. Bazı insanlar bu sese bir ad bile veriyor. "Yine o eleştirmen geldi" demek, söylediklerine sorgusuz inanmayı biraz zorlaştırır.
Sonra şu soruyu sorabilirsin: Bu cümleyi en sevdiğin arkadaşına söyler miydin? Bir arkadaşın sana "Sınavdan kötü not aldım, hiçbir işe yaramıyorum" dese ona "Haklısın" der miydin? Büyük ihtimalle şöyle bir şey söylerdin: "Bir sınav seni tanımlamaz. Çok yorgundun, bir dahaki sefere farklı olur." Aynı nezaketi kendine göstermek ilk başta garip, hatta yapay gelebilir. Öyle gelmesi normal; yıllardır kendine başka türlü konuşmuşsun. Yine de kendine, bir arkadaşına söyleyeceğin gibi tek bir cümle kurmayı deneyebilirsin. Yüksek sesle ya da yazarak.
Değersizlik hissi bedeni ihmal etmeyi de kolaylaştırır. "Zaten değmez" düşüncesiyle öğün atlanır, duş ertelenir, yatak toplanmaz, dışarı çıkılmaz. Bu da hissi daha da besler. Bu yüzden zor günlerde kendine davranmanın en somut yolu, temel bakımı küçük bir saygı gösterisi gibi görmek olabilir. Bir bardak su içmek, düzgün bir şey yemek, temiz bir tişört giymek, beş dakikalığına pencereyi açmak. Bunlar küçük görünür, ama "Ben bakılmaya değer biriyim" mesajını kelimelerden önce bedene verir.
Bir de kayıt tutma alışkanlığı var. Kendini değersiz hissettiğinde aklın yalnızca başarısızlıkları hatırlar, iyi şeyler hiç olmamış gibi silinir. Buna karşı küçük bir not tutabilirsin. Her akşam o gün yaptığın sıradan bir şeyi yaz: "Bir arkadaşımın mesajına cevap verdim." "İşi teslim ettim, geç de olsa." "Anneme telefon açtım." Büyük başarılar aramıyorsun. O sesin görmezden geldiği gerçekleri kayda geçiriyorsun. Bir hafta sonra listeye baktığında, sesin anlattığı hikâyenin eksik olduğunu kendi el yazınla görürsün.
Kıyaslama bu hissin en sevdiği yakıt. Sosyal medyada başkalarının en iyi anlarını kendi en kötü anınla karşılaştırırsın ve bu adil bir yarış değil. Kötü günlerde kaydırmayı azaltmak, telefonu bir süre başka bir odaya bırakmak bile fark yaratabilir. Kıyaslamaya başladığını fark ettiğinde "Ben onun yalnızca vitrinini görüyorum" demek de işe yarar.
Değersizlik hissini besleyen şey bazen dışarıdan gelir. Seni sürekli küçümseyen, eleştiren, alay eden biriyle yaşıyor ya da çalışıyorsan, o iç ses aslında başkasının sesini tekrar ediyor olabilir. Bu durumda sorunu yalnızca kendi kafanda aramak haksızlık olur. Kimin yanında daha küçük, kimin yanında daha rahat hissettiğine bakmak, bu sesin nereden geldiğini anlamana yardım edebilir.
Hiçbiri o sesi bir günde susturmaz. Amaç onu tamamen yok etmek değil, son sözü ona bırakmamak. Bazı günler bunu başaracaksın, bazı günler başaramayacaksın. Başaramadığın günler de seni daha az değerli yapmıyor.
Bu his haftalardır sürüyorsa ya da işini, okulunu, uykunu, insanlarla görüşmeni bozmaya başladıysa bir uzmana başvurmak iyi bir adım; bunu tek başına taşımak zorunda değilsin. Aile, şiddet ya da sosyal destekle ilgili bir durumda 7/24 açık olan ALO 183'ü arayabilirsin. Kendine zarar verme düşüncesi ya da hayati bir tehlike varsa vakit kaybetmeden 112'yi ara.
Bu akşam yatmadan önce bugün yaptığın tek bir küçük şeyi yazmak, ne kadar sıradan olursa olsun, iyi bir ilk adım. Bu sesle başkalarının nasıl baş ettiğini duymak istersen hasbihal'de Fikir Al'da "Kendini değersiz hissettiğin günlerde sana ne iyi geldi?" diye sorabilirsin.