Eşin soğuk ve ilgisiz davrandığında konuşmaya nereden başlanır?
turan4 dk okuma
Akşam yemeğinde gününün nasıl geçtiğini anlattın. O başını salladı ve telefonuna döndü. Yatarken "iyi geceler" dedin, cevap ışık kapandıktan sonra geldi ya da hiç gelmedi. Tek tek bakınca hiçbiri büyük bir şey değil. Ama hepsi üst üste binince aynı evde, belki aynı yatakta, kendini yalnız hissetmeye başlıyorsun.
Evlilik içindeki yalnızlık, anlatması en zor yalnızlıklardan biri. Dışarıdan bakan biri "Ne güzel, evlisin" der, sen de neyin eksik olduğunu tam olarak tarif edemezsin. Kadın ya da erkek fark etmez, bu his evliliğin iki tarafında da yaşanabilir. Bazen ikisi aynı anda, aynı evde, birbirinden habersiz yaşar.
Eşin sana soğuk davranıyorsa, konuşmadan önce biraz hazırlık yapmak iyi gelir. İlki somut olmak. "Hiç ilgilenmiyor" ya da "bana değer vermiyor" çok geniş cümleler; doğru gibi hissettirseler de karşı tarafın kendini savunmasını kolaylaştırırlar. Onun yerine birkaç anı not etmek işe yarar: "Geçen hafta terfi haberini verdiğimde bir şey söylemedin" ya da "Son bir ayda hiç baş başa dışarı çıkmadık." Bu anlar konuşmanın zemini olur.
Sonra şunu düşünmek: bu soğukluk ne zaman başladı ve o sıralarda hayatınızda ne değişti? Yeni bir iş, kaybedilen bir yakın, doğan bir bebek, para kaygısı, bir sağlık meselesi. Bazen soğukluk seninle ilgili değil, onun tek başına taşıdığı bir yükle ilgilidir. Bazen de ikiniz arasında konuşulmamış bir kırgınlıkla. Hangisi olduğunu bilmeden konuşmaya girmek, cevabı baştan vermek demek. O yüzden kafanda bir açıklama kursan bile onu kesin bilgi gibi değil, bir ihtimal gibi taşımak gerekir.
Bir de dürüstçe kendine bakmak gerekiyor. Sen de bu süreçte uzaklaştın mı? Belki kırıldığın için sen de daha az soruyor, daha az anlatıyor, ona daha az dokunuyorsundur. Soğukluk çoğu zaman tek taraflı başlar ama bir süre sonra iki taraflı sürer; biri geri çekilir, öbürü kırılıp o da geri çekilir. Bunu fark etmek seni suçlu yapmaz, ama konuşmada kendi payından da söz edebilmeni sağlar.
Konuşmanın zamanı da önemli. Kırgınlığın tam ortasında, gece yarısı yatakta ya da çocukların yanında açılan bir konuşma kolayca kavgaya döner. İkinizin de görece dinlenmiş olduğu bir anı seçmek daha iyi olur; belki bir hafta sonu sabahı, belki birlikte yürürken.
İlk cümle suçlamayla değil kendinden açılırsa konuşma bambaşka bir yöne gider. "Sen değiştin" ya da "Artık beni sevmiyorsun" yerine şöyle bir şey: "Son zamanlarda kendimi yanında yalnız hissediyorum. Bunu seni suçlamak için söylemiyorum. Bende böyle bir boşluk var ve sana söylemezsem aramızda büyüyecek diye korkuyorum." Ardından onu dinlemeye hazır bir soru: "Sende neler oluyor? Gerçekten nasılsın?"
Bu sorunun cevabı seni şaşırtabilir. Belki o da yalnız hissediyordur. Belki ne yapsa beğenilmediğini düşünüp geri çekilmiştir. Belki çok yorgundur ve bunu söylemenin yolunu bulamamıştır. "Bana değer vermiyor" diye okuduğun şey, onun tarafında "ne yapsam yetmiyor" diye yaşanıyor olabilir. Bunu duyduğunda hemen düzeltmeye ya da itiraz etmeye geçmeden önce anladığını göstermek, konuşmanın devam etmesini sağlar: "Bunu bilmiyordum. Anlattığın için teşekkür ederim."
Konuşmanın ardından küçük bir şey üzerinde anlaşmak onu somutlaştırır. Akşam yemeğinden sonra on beş dakika telefonsuz oturmak. Haftada bir akşamı yalnızca ikinize ayırmak. Her gün birbirinize "Bugün seni en çok ne yordu?" diye sormak. Küçük ama düzenli bir alışkanlık, büyük vaatlerden daha çok şey değiştirir.
Bazen bu konuşma ilk seferde açılmaz. Eşin konuşmaktan kaçabilir, "abartıyorsun" diyebilir. Bir kez olmadıysa başka bir zaman yeniden denemek, yüz yüze zorlanıyorsanız duygularını bir mektupla anlatmak ya da birlikte bir çift terapistine gitmeyi önermek seçenekler arasında. Bu arada kendi yalnızlığını da ciddiye almak gerekiyor. Arkadaşlarınla ve kendi ilgi alanlarınla bağını korumak, evdeki boşluğun bütün hayatını kaplamasını engeller.
Bir ayrımı da açıkça yapmak gerek. Soğukluk ve ilgisizlik ile aşağılama, hakaret, tehdit ya da seni kontrol etme aynı şey değil. Eşinin davranışları seni korkutuyor ya da küçük düşürüyorsa bu bir iletişim sorunu değildir; 7/24 açık olan ALO 183'ten destek isteyebilirsin.
Bu hafta konuşmaya hazırlanmak için iki şey yapabilirsin: soğukluğu anlatan üç somut anı yazmak ve açılış cümleni kendi sözlerinle kurmak. Bu yalnızlığı şimdilik kimseye söyleyemiyorsan, hasbihal'de bir Dert olarak yazmak, içinde biriken şeyi ilk kez dile dökmenin sakin bir yolu olabilir.