Ergen çocuğunla konuşamadığını hissettiğinde
turan4 dk okuma
Akşam yemeğinde "Okul nasıldı?" diye soruyorsun. "İyi." "Ne yaptınız?" "Hiç." Sonra tabak bitiyor, kapı kapanıyor ve evde yine o tanıdık sessizlik. Daha birkaç yıl önce her şeyi anlatan, okuldan gelince peşinden dolaşan çocuk şimdi kulaklığını takıyor. Sen de kendi evinde bir yabancı gibi hissediyorsun.
Ergenlikte birçok genç ailesinden biraz uzaklaşır, kendi dünyasını kurar, sırlarını arkadaşlarıyla paylaşır. Bu genelde seni reddetmek değil, kendi başına biri olmayı denemek. Ama bunu bilmek, mutfakta tek başına kalmanın burukluğunu azaltmıyor. Ve konuşamamak gerçek bir dert, çünkü çocuğun zor bir şey yaşadığında sana gelip gelmeyeceğini bu dönemde kurduğunuz bağ belirliyor.
Soruların biçimi çok şey değiştirir. Karşılıklı oturup art arda soru sormak bir gence sorgu gibi gelebilir. Yan yana yapılan işler ise daha çok konuşma çıkarır: arabada bir yere giderken, birlikte yemek yaparken, akşam kısa bir yürüyüşte. Göz göze gelme zorunluluğu kalkınca konuşmak kolaylaşır. "Okul nasıldı?" yerine daha somut sorular da işe yarar: "Bugün seni en çok ne güldürdü?" ya da "O sınav nasıl geçti, sen nasıl hissettin?"
Asıl zor kısım, bir şey anlattığında hemen çözüm ya da nasihat vermemek. Bir arkadaşıyla kavga ettiğini anlattığında "Ben sana demiştim, o çocukla takılma" demek, bir dahaki sefere anlatmamasının en kısa yoludur. Onun yerine "Bu canını sıkmış gibi" deyip biraz beklemek, konuşmanın sürmesine yer açar. Bazen şunu sormak da iyi gelir: "Bunu yalnızca dinlememi mi istersin, yoksa fikrimi mi?" Bu soru gence seçme hakkı tanır ve bazen beklenmedik bir açıklık getirir.
Bir de hoşuna gitmeyecek bir şey anlattığı anlar var. Bir arkadaşının sigara içtiğini, bir buluşmada olanları ya da birinden hoşlandığını söylediğinde ilk tepkin, bir daha anlatıp anlatmayacağını belirler. Kaygılansan bile önce "Bunu bana anlattığın için teşekkür ederim" demek, sonra sakinleşince konuşmak o kapıyı açık tutar. Hemen bir yasak koymak yerine "Bunu biraz düşüneyim, yarın konuşalım" diyebilirsin.
"Ergen çocuk neden yalan söyler" diye arayan ebeveynlerin asıl sorusu çoğu zaman şu: neden bana doğruyu söylemiyor? Yalanın arkasında genelde bir korku vardır. Kızılmaktan, cezalandırılmaktan, hayal kırıklığı yaratmaktan ya da kendi alanının elinden alınmasından korkmak. Kendine dürüstçe sorabilirsin: bizim evde doğruyu söylemek neye mal oluyor? Doğru söylendiğinde büyük bir fırtına kopuyorsa, yalan o fırtınadan korunmanın yolu haline gelir. "Bana doğruyu söylediğinde kızabilirim, ama seninle konuşmayı kesmem, çözümü birlikte buluruz" cümlesi, söylenip gerçekten uygulandığında, güveni yavaş yavaş geri getirir.
Telefonunu gizlice karıştırmak ya da günlüğünü okumak, bir şey öğrensen bile bağı daha da koparır. Kurallar gerekiyorsa onları açıkça konuşmak, hangi konuda neden endişelendiğini söylemek daha kalıcı bir etki bırakır. "Akşam geç kalacaksan nerede olduğunu bilmem lazım, seni kontrol etmek için değil, merak ettiğim için" gibi.
Çocuğunun ilgilendiği şeylere merak duymak da bir köprüdür. Dinlediği müzik, oynadığı oyun, takip ettiği bir dizi sana anlamsız gelebilir. Ama "Bu oyunda tam olarak ne yapıyorsun, bana gösterir misin?" diye sormak, onun dünyasına davetsiz değil, misafir olarak girmeni sağlar. Yorum yapmadan birkaç dakika izlemek, bazen uzun bir nasihatten daha çok şey söyler.
Hata yaptığında özür dilemek de konuşmanın kapısını açar. "Dün sesimi yükselttim, öyle yapmamalıydım" demek otoriteni zayıflatmaz. Tersine, çocuğuna hata yapınca nasıl davranılacağını gösterir.
Küçük ve düzenli bir alışkanlık, büyük konuşmalardan çok daha fazla iş görür. Haftada bir akşam birlikte bir şey izlemek, pazar kahvaltısını birlikte hazırlamak, telefonların masadan kalktığı kısa bir zaman. Bu anların hepsi sohbete dönüşmez, ama çocuğun senin orada olduğunu bilir ve bir gün anlatmak istediğinde kapının açık olduğunu hatırlar.
İçe kapanma aylardır sürüyorsa, uykusu, yemesi ya da okulu belirgin biçimde bozulduysa ya da kendine zarar vermeyle ilgili bir işaret görüyorsan bu dönemi tek başına çözmeye çalışmak zorunda değilsin. Okulun rehber öğretmeni ya da bir uzmanla konuşmak iyi bir adım olur.
Aynı yaşta çocuğu olan başka anne babaların neyin işe yaradığını anlatmasını istersen hasbihal'de Fikir Al'da "Ergen çocuğunuz size en son ne zaman açıldı, o gün neyi farklı yapmıştınız?" diye sorabilirsin. Başka evlerden gelen küçük bir deneme, bu akşam kendi sofranda deneyeceğin şey olabilir.