En yakın arkadaşın uzaklaşıyorsa: sormak, beklemek ya da bırakmak
turan4 dk okuma
Eskiden bir mesajına beş dakikada cevap gelirdi. Şimdi ertesi gün, tek kelimeyle geliyor: "Haha, aynen." Buluşma teklifin "bu hafta çok yoğunum, sonra bakarız" diye kapanıyor ve o "sonra" bir türlü gelmiyor. Bir yanın "abartıyorum herhalde" diyor, öbür yanın en yakın arkadaşının senden uzaklaştığını çoktan biliyor.
Bu his insanı tuhaf bir yalnızlığa iter, çünkü arkadaşlıkta ayrılığın bir adı yoktur. Sevgiliyle ayrılınca bir konuşma olur, bir tarih olur. Arkadaşlık ise çoğu zaman sessizce incelir. Kimse kapıyı çarpmaz, kimse "bitti" demez; mesajlar seyrekleşir, o kadar. Belirsizlik de en çok kurcalanan şeydir. "Ben mi bir şey yaptım?" sorusu genellikle gece, yatınca gelir.
Uzaklaşmanın sebebi her zaman sen değilsin. Hayat değişince arkadaşlık da şekil değiştirir. Arkadaşın evlendiyse akşamları artık başka biriyle paylaşılıyor; hafta sonları ev işlerine, eşinin ailesine, belki bir bebeğe gidiyor. Yeni bir işe başladıysa hem yorgun hem de başka bir çevrenin, başka gündemlerin içinde. Başka bir şehre taşındıysa eskiden kendiliğinden olan karşılaşmalar bitti ve artık her buluşma planlama istiyor. Bunların hiçbiri sana duyduğu sevginin bittiği anlamına gelmiyor. Ama senin hayatında aynı yerde duran bir şeyin onun hayatında yer değiştirdiği anlamına geliyor ve bunun canını yakması çok normal.
Önünde üç yol var gibi görünüyor ve üçünün de yeri var.
Sormak, çoğumuzun en çok çekindiği seçenek, çünkü cevaptan korkuyoruz. Oysa iyi kurulmuş bir soru suçlama gibi durmaz. "Neden artık beni aramıyorsun?" yerine "Son zamanlarda seni çok özledim, bir şey mi oldu, yoksa hayat mı yoğun?" demek kapıyı açık tutar. Karşındakine bir çıkış yolu bırakır, seni de sitem eden taraf yapmaz. Bunu mümkünse yüz yüze ya da telefonda söylemek daha iyi, çünkü mesajda ton kolayca kaybolur. Gelen cevap "çok yoğunum, kusura bakma" olsa bile bir şey öğrenmiş olursun. Ardından kendisi bir plan önerirse güzel, önermezse o da bir bilgi.
Beklemek edilgen bir şey gibi görünse de bazen en doğru adım. Arkadaşın büyük bir değişikliğin ortasındaysa, yeni bir evlilik, yeni bir iş ya da bir kayıp yaşıyorsa, birkaç ay boyunca kendi hayatını yeniden kurmakla meşgul olabilir. Bu dönemde beklemek, kapıyı kapatmadan aralık bırakmak demek. Arada bir karşılık beklemeden küçük mesajlar atabilirsin: "Bu şarkıyı duyunca aklıma geldin." Onun yeni hayatına uyan buluşmalar da önerebilirsin. Uzun bir akşam yemeği yerine öğle arasında yarım saatlik bir kahve, dışarı çıkmak yerine evine kısa bir uğrama. Arkadaşlığı eski haliyle geri istemek yerine yeni haline yer açmak bazen çok şeyi değiştirir.
Bırakmak en zoru. Defalarca sordun, hep sen aradın, planları hep sen yaptın ve karşılık gelmiyor. Bir noktada kendine dürüstçe şunu sorabilirsin: Bu arkadaşlığı ben mi tek başıma taşıyorum? Cevap uzun süredir evetse, bırakmak bir yenilgi sayılmaz. Bırakmak kapıyı çarpmak da değil. Çabanı geri çekip enerjini sana karşılık veren insanlara yöneltmek demek. Yıllar sonra o arkadaş yeniden kapını çalabilir, bunu bilemezsin. Birlikte geçirdiğiniz yıllar da silinmez; o yıllar gerçekti.
Hangi yolun sana uyduğunu kestirmek için birkaç soru işe yarayabilir. Uzaklaşma ne zamandır sürüyor, birkaç haftadır mı, bir yıldan uzun süredir mi? Arada bir tartışma, bir kırgınlık ya da söylenmemiş bir şey oldu mu? Onun hayatında senin bilmediğin bir zorluk olabilir mi? Bir de sen ondan tam olarak ne istiyorsun? Bazen istediğimiz şey her hafta buluşmak değil, ayda bir "nasılsın, seni düşündüm" diyebileceğimiz birinin hâlâ orada olduğunu bilmek.
Bu arada kendi hayatını ihmal etmemek de gerekiyor. En yakın arkadaş uzaklaşınca insan bütün sosyal hayatının çöktüğünü hissedebilir, çünkü çoğu zaman bütün yakınlık o tek kişide toplanmıştır. Yeni insanlarla tanışmak için iyi bir zaman olabilir. Eski arkadaşının yerine birini koymak için değil, tek bir kişiye bu kadar bağlı kalmamak için.
Bu hafta ona suçlama içermeyen tek bir soru sorabilir, sonrasını gelen cevaba göre düşünebilirsin. Ne yapacağını tartmakta zorlanıyorsan hasbihal'de Fikir Al bölümünde, en yakın arkadaşı uzaklaştığında başkalarının neyi denediğini sorabilirsin; benzer bir şey yaşamış birinin cevabı bazen en çok işe yarayan şey olur.