Ayrılıktan sonra yeni bir ilişkiye başlamaktan korkuyorsan
turan4 dk okuma
Biri seninle kahve içmek istediğini söyledi. Hoş biri, hiçbir kötü yanı yok. Sen "Bakarız" dedin ve o an içinden gelen ilk şey sevinç değil, bir yorgunluktu. Yine en baştan anlatmak mı, yine birini tanımak mı, yine birinin sana bu kadar yaklaşmasına izin vermek mi? Sonra aklına diğer korku geliyor: Ya hiç hazır olamazsam?
Uzun bir ilişkiden ya da zor bir ayrılıktan sonra bu çok sık görülen bir duygu. Bir ilişkinin bitişi insana iki şey öğretmiş olabilir: Sevdiğin kişi seni bırakabilir ve sen o kadar da iyi seçemiyorsun. Birincisi korku, ikincisi güvensizlik olarak dolaşır. "Bir daha böyle canım yanarsa kalkamam" dersin, ama bazen altında "Ben yanlış insanı seçtim, yine seçerim" diye daha sessiz bir cümle de vardır. Bu cümleyi bulmak işin yarısıdır.
Kaç ay beklemen gerektiğinin cevabı yok. İnternette "ilişki süresinin yarısı kadar" gibi formüller görürsün ama senin yaşadığını bilmeyen bir formül sana bir şey söylemez. İki ay sonra gerçekten hazır olan da var, iki yıl sonra hâlâ olmayan da. Süreye bakmak yerine birkaç işarete bakmak daha kullanışlı. Eski sevgilini artık her konuşmada anmıyor musun? Birini beğendiğinde onu eskisiyle karşılaştırmak yerine merak ediyor musun? Tek başınayken rahat mısın, yoksa boşluğu doldurmak için mi birini arıyorsun? Onun yeni hayatını öğrendiğinde bir süre sarsılsan da gününe devam edebiliyor musun? Bunların hepsine evet demen gerekmiyor. Yeterince eveti varsa, korkun olsa bile deneyebilirsin demektir.
Korku olması hazır olmadığın anlamına gelmez. Bazı kişiler korkunun tamamen geçmesini bekler ve bu da hiç gelmez. Korku genellikle yeni biriyle zaman geçirdikçe, küçük küçük güvenli deneyimler yaşadıkça azalır. Yani bazen hazır olmak bekleyerek değil, küçük adımlarla öğrenilir. Bir kahve bir ilişki değil, sadece bir kahve. "Bu kişiyle evlenebilir miyim?" değil "Bir saat güzel vakit geçirir miyim?" diye sormak işi çok hafifletir. Kendine şu hakkı da verebilirsin: Görüşmek istemediğinde, ikinci kahveye gitmemek.
Diğer yandan hazır olmadığın halde kendini zorluyor da olabilirsin. Etrafındakiler "Bir çivi bir çiviyi söker" diyordur, "Eski sevgilin çoktan biriyle" diye sana söylemişlerdir. Yeni bir ilişkiye eskisini unutmak için ya da ona göstermek için başlamak genellikle ikinizi de yorar. Yeni kişi senin ilacın olmak zorunda bırakılır. Bir süre sonra iyileştiğinde onu aslında sevip sevmediğini de bilemezsin. Bu arada tek başına olmak da bir şeye hazırlık olmak zorunda değil. Kendi başına bir dönem geçirmek, kendi düzenini kurmak, başlı başına iyi bir şey olabilir.
Eski yarayı yeni kişiye taşımamak bu yüzden önemli. Eski sevgilin seni aldatmışsa, yeni kişinin telefonu masada ters durduğunda içinde bir şey kıpırdar. Sürekli eleştirilmişsen, yeni kişinin küçük bir önerisini hakaret gibi duyabilirsin. Bunu fark etmek için çok şey yapmak gerekmiyor, kendine küçük bir soru yeter: "Şu an bu kişiye mi kızıyorum, yoksa eskisine mi?" Yeni kişi senin eski hikâyenin bir karakteri değil. Kendi cümleleri olan başka biri. Elbette geçmişte seni yaralayan şeyin aynısı tekrar ediyorsa o zaman alarmının çalması doğrudur, ona kulak vermek gerekir.
Yeni birine geçmişini ne kadar anlatmalısın? Her şeyi ilk haftada anlatmak zorunda değilsin. Yeni birini tüm hikâyenin yükü altına sokmak onu yorabilir, seni de hâlâ o hikâyede tutabilir. Ama korkunu saklamak da gerekmiyor. Bir süre geçtikten sonra şöyle bir cümle işe yarar: "Zor bir ilişkiden çıktım, bazen biraz yavaş ilerliyorum. Bu seninle ilgili değil, ama bilmeni isterim." Bu cümleyi iyi karşılayan biri sana önemli bir şey gösterir. Sürekli acele ettiren, yavaşlamak istediğin için seni suçlayan biri de öyle.
Geçen ilişkiden bir şey öğrenmeye de bak. Kendini suçlamak için değil. O ilişkide neyi fark etmiştin ama görmezden gelmiştin? Sana iyi gelmeyen ama sustuğun şey neydi? Bir sonraki sefer neyi daha erken söylemek istersin? Bunları yazdığında, "Yine yanlış insanı seçerim" korkusu biraz azalır, çünkü artık neye bakacağını biliyorsun.
Kısa vadede kendine küçük bir söz ver: Biri seni davet ederse "Evet" ya da "Hayır" diyeceksin, ama bunu "Ya bir daha acırsa" korkusuyla değil, o kişiyle bir saat geçirmek isteyip istemediğine bakarak yapacaksın. Bu konuda başkalarının ne yaptığını duymak istersen hasbihal'de Fikir Al'a sorabilirsin: Zor bir ayrılıktan sonra yeniden başladığınızda sizde ne işe yaradı?