Ayrılık acısı ne kadar sürer? Takvimden çok o günlerde iyi gelenler
turan4 dk okuma
Ayrılık acısının ne kadar süreceğini soran herkes aslında aynı şeyi soruyor: bu his ne zaman bitecek? Bir sayı duymak istiyorsun. Üç ay, altı ay, ilişkinin yarısı kadar. Bunların hepsini bir yerlerde okuyabilirsin ve hiçbiri senin için doğru olmayabilir. Kimse sana bir tarih veremez, çünkü acı bir takvime göre değil, dalga dalga ilerler.
Dalga dalga ilerlemesi şu demek: iyi geçen üç günün ardından bir şarkı, bir sokak ya da cüzdanından çıkan eski bir sinema bileti seni ilk güne geri götürebilir. Bu, iyileşmediğin anlamına gelmez. Gerilemiş gibi hissettiren o günler de iyileşmenin içinde. Takvime bakmak yerine başka işaretlere bakmak daha dürüst olur. Sabah uyandığında aklına gelen ilk şey hâlâ o mu? Gün içinde onu düşündüğün süre kısalıyor mu? Adını duyunca göğsünde bir şey sıkışıyor mu, yoksa hafif bir sızı mı kalıyor? Bunlar yavaş yavaş değişir ve değiştiğini çoğu zaman ancak geriye bakınca fark edersin.
Ayrılık acısı nasıl geçer diye aratınca karşına çıkan listeler genellikle aynı şeyleri söyler: spora başla, yeni bir hobi edin, kendini sev. Bunlar yanlış değil ama ilk haftalarda kulağa çok uzak gelir. Yataktan çıkmakta zorlanan biri için yeni bir hobi, yapılacaklar listesine eklenmiş bir yük daha olur. O günlerde iyi gelen şeyler genellikle çok daha küçüktür.
Bedenle başlamak işe yarar, çünkü acı bedende de yaşanır. Az da olsa bir şey yemek. Uyuyamasan bile her gece aynı saatte yatağa girmek. Gün içinde on beş dakika dışarı çıkıp yürümek, bir yere varmak için değil, yalnızca hava almak için. Bunlar acıyı geçirmez ama acıyla baş edecek gücü korur.
Günün en zor saatlerini bilmek de yardım eder. Bu çoğu zaman akşamlar ve hafta sonları oluyor; eskiden birlikte geçirilen ve şimdi boş kalan saatler. O saatleri önceden doldurmak, kendini hazırlıksız yakalanmaktan korur. Pazar öğleden sonrası için bir arkadaşla buluşma, akşam için bir telefon görüşmesi, yarım kalmış bir dizi ya da hiç denemediğin bir yemek tarifi. Plan küçük olabilir. Önemli olan, o boşluğun içine plansız düşmemek.
Olanı anlatmak da yükü hafifletir. Aynı şeyi defalarca anlatma ihtiyacı duyabilirsin: ne oldu, nerede yanlış gidildi, başka türlü olabilir miydi. Bu tekrar, aklının olanı bir yere oturtma çabası. Ama arkadaşların bir noktada yorulabilir ve bu da seni daha yalnız hissettirebilir. Bir kısmını yazıya dökmek o yükü paylaştırır. Gönderilmeyecek bir mektup, bir defter, telefonunda bir not; hiçbirinin düzgün ya da anlamlı olması gerekmiyor.
Hatırlatıcılarla ne yapacağına da acele etmeden karar verebilirsin. Fotoğrafları hemen silmek ile her gün görmek arasında bir yol var: bir klasöre ya da bir kutuya koyup şimdilik gözden uzaklaştırmak. Silip silmemeye sonra, daha sakin bir zamanda karar verirsin. Bu dönemde büyük kararlardan da uzak durmak iyi olur. Şehir değiştirmek, işi bırakmak ya da gece yarısı ona uzun bir mesaj göndermek, birkaç hafta sonra başka türlü görünebilir.
Başkalarının ayrılık hikâyelerini okumak da bazen teselli eder. İnsanların ayrılık acısını forumlarda ve sözlüklerde araması boşuna değil; aynı şeyi yaşamış birinin cümlesinde kendini görmek, yalnız olmadığını hissettirir. Yalnızca kıyaslamaya dikkat etmek gerekiyor. Birinin iki haftada toparlandığını okumak, senin yavaş kaldığın anlamına gelmez. Herkesin ilişkisi, kaybettiği şey ve o sırada hayatında olan başka şeyler farklı.
Ağlamak istediğinde ağlamak, iyi değilken iyiymiş gibi davranmamak da iyileşmeye dahil. "Artık geçmesi lazım" diye kendini sıkıştırmak acıyı kısaltmaz, üstüne bir de utanç ekler. Kendine, zor bir dönemden geçen bir arkadaşına davranacağın gibi davranmak, belki de bu günlerin en az konuşulan ama en çok işe yarayan tarafı.
Bazen acı beklenenden ağır gelir. Haftalar geçtiği hâlde uyku, iştah, iş ya da okul bir türlü toparlanmıyorsa ya da hiçbir şeyden tat alamıyorsan, bunu bir uzmanla konuşmak zayıflık değil, kendine gösterdiğin bir özen. Kendine zarar verme düşüncesi aklından geçiyorsa beklemeden 112'yi arayabilirsin.
Bugün için tek bir şey seçebilirsin: bu akşamın en zor saatine küçük bir plan koymak. Başkalarının bu günlerden neyle geçtiğini duymak istersen, hasbihal'de Fikir Al'a "Ayrılıktan sonra sana gerçekten ne iyi geldi?" diye sorabilir ya da böyle bir soruya kendi cevabını yazabilirsin; senin bir cümlen, o gün başka birinin ihtiyaç duyduğu şey olabilir.