"Ara verelim" dendiğinde: gerçekten ara mı, yavaş bir ayrılık mı?
turan4 dk okuma
"Biraz ara verelim, kafamı toplamam lazım." Bu cümleyi duyduğunda kulağın uğuldadı. Ne demek bu? Bitti mi, bitmedi mi? Yazabilir misin, yazarsan rahatsız mı edersin? Yarın yine aynı yerde görüşecek misiniz? Kafasını toplayana kadar sen kafanı nereye koyacaksın?
"Ara vermek" ilişkilerin en belirsiz cümlelerinden biri, çünkü söyleyen ile duyan çoğu zaman farklı şeyler anlar. Söyleyen için bazen gerçekten nefes alma ihtiyacıdır. İlişki çok yoğunlaşmış, kavgalar yorucu hâle gelmiş, bir yerde tek başına düşünmeye ihtiyacı vardır. Ama bazen de söylemeyi bilemediği bir ayrılıktır: "Bitirmek istiyorum" cümlesi çok ağır geliyordur, ara vermek daha yumuşak görünür. Duyan taraf ise genellikle ilkini umar. Bu nedenle bir "ara" iki kişiyi çok farklı odalara koyabilir.
Bu cümleyi sen duyduysan, ilk tepkin kapıyı tutmaya çalışmak olabilir. Hemen yazmak, açıklama istemek, neyi değiştirebileceğini sormak. Duygu olarak çok anlaşılır, ama aynı anda çok konuşmak karşındakini daha da uzaklaştırır. Daha iyi olan, sakin bir anda birkaç net soru sormak. Bunlar pazarlık için değil, nerede durduğunu bilmek için. Bu ara ne kadar sürecek? Bu süre boyunca konuşacak mıyız? Başka insanlarla görüşmek serbest mi? Ne olduğunda konuşmaya döneceğiz? Bu ara biterken ne olmasını bekliyorsun?
Bu soruların cevapları çok şey söyler. "Bir ay ayrı kalalım, hafta sonu bir mesajlaşalım, ay sonunda yüz yüze konuşalım, bu arada başka kimseyle görüşmeyelim" gibi bir cevap gerçek bir ara olabilir. Kurallar konuşuluyor, bir tarih var, birlikte verilmiş bir karar var. "Bilmiyorum, bakarız, sen beni zorlama" ise başka bir şey. Burada bir tarih yok, kural yok ve sen ne zaman ne öğreneceğini bilmiyorsun. Bunu yanıtsız bırakmak senin için çok yorucu olur. Kabaca bir süre söyleyemiyorsa, sen kendin için bir süre söyleyebilirsin: "Anladım. Üç hafta sonra konuşmak istiyorum. O zamana kadar bir cevabın yoksa bunu ayrılık olarak kabul edeceğim." Bu bir tehdit değil, kendi yerini belirlemek.
Ara vermeyi isteyen sensen de aynı sorumluluk sende. Karşındakini belirsizlikte bırakmak nazik görünür ama değildir. Neden istediğini söyle, ne kadar süre istediğini söyle ve bu süre boyunca neyi konuşmak istemediğini söyle. Kendine de dürüstçe sor: Ben gerçekten düşünmek mi istiyorum, yoksa ayrılmak istiyorum ama söylemeye cesaret edemiyor muyum? Bu sorunun cevabı ikincisiyse, ara vermek karşındakine verdiğin acıyı azaltmaz, yalnızca uzatır. Üstelik o süre boyunca seni bekleyecektir. Zor olduğunu biliyorum, ama çoğu zaman net bir bitiş, belirsiz bir aradan daha az yıpratır.
Bir de ara sırasında ne yapılacağı var. Bazen insanlar ara veriyor ve iki hafta boyunca aynı kavgayı içlerinde sürdürüyor, sonra aynı masaya oturup aynı yerden devam ediyor. Eğer amaç bir şeyin değişmesiyse, bu süreyi ne için kullanacağını bilmek gerekir. Kendi kendine şunlara bakabilirsin: Sürekli tekrar eden kavganın konusu neydi? Bende ne değişirse ilişki daha iyi olur? Bu ilişkiden gerçekten ne istiyorum? Ayrıca onu aralıksız takip etmek ya da arkadaşlarından haber almak bu süreci boşa çıkarır. Telefonu kapatmak değil ama ona ayırdığın dikkati kendi hayatına çevirmek iyi gelir: Arkadaşlarınla görüşmek, uyumak, ertelediğin işleri yapmak.
Ara vermek işe yarar mı? Bazen evet. Kavgaların çok büyüdüğü ve iki kişinin birbirini duyamadığı bir yerde, biraz mesafe gerçekten bakışı değiştirir ve özlem bazı şeyleri berraklaştırır. Ama ara işi tek başına yapmaz. Ara sonrasında aynı sorunu konuşup yeni bir şey denemezseniz, birkaç ay sonra aynı yerde olursunuz. Tekrar tekrar ara verip tekrar tekrar başladığınız bir yerdeyseniz bu da ayrıca bakılacak bir düzendir.
Dönüş konuşmasında da iki soru önemli: Bu sürede ne öğrendin? Bundan sonra ne farklı olacak? "Çok özledim" güzel bir cümle ama yetmez. Özlem size geri dönme sebebi verir, ama kalma sebebi vermez. Somut bir şey gelmiyorsa, biraz daha zaman istemekten çekinmemek gerekir.
Sonuç ne olursa olsun bu süreç sana bir şey de öğretir. Seni uzun süre belirsizlikte tutan birine karşı, kendi zamanına sahip çıkmayı öğrenmiş olursun. Biri sana ne zaman döneceğini söyleyemiyorsa, senin de hayatını onun cevabına göre planlamaya devam etmen gerekmiyor.
Şu an bir aranın içindeysen bugün yapacağın tek şey o üç soruyu sormak olsun: ne kadar, nasıl, sonra ne? Sorabileceğin bir durumda değilsen kendi cevaplarını yaz. Bunu yaşamış başkalarından duymak istersen hasbihal'de Fikir Al'a sorabilirsin: İlişkinize ara verdiğinizde sonrasında ne oldu?