Ailen evlenmene izin vermiyorsa: kavga etmeden derdini anlatmak
turan4 dk okuma
Ailen "hayır" dediğinde, o kelimenin arkasında genelde söylenmemiş başka bir cümle durur. "Onu tanımıyoruz." "Senin için korkuyoruz." "Çevremiz ne der?" "Daha okulun bitmedi." "Bizden habersiz bir ilişki yaşadın ve kırıldık." "Ailem evlenmeme izin vermiyor ne yapmalıyım" diye arayan birinin en sık atladığı adım, bu cümlenin hangisi olduğunu bulmak. Çünkü her birinin cevabı farklı.
Hayır cevabı geldiğinde içgüdü genelde savunmaya geçmektir: onun ne kadar iyi biri olduğunu anlatmak, ailenin haksızlığını sıralamak, sesi yükseltmek. Bu anlaşılır, ama o noktada ailen seni duymaz, yalnızca kendi kaygısının doğrulandığını görür: "Bak, daha şimdiden bizi karşısına aldı." Kavga etmeden derdini anlatmak, önce onların derdini dinlemekle başlar.
Sakin bir anda, tercihen annenle ya da babanla baş başa şunu sorabilirsin: "Seni en çok endişelendiren ne? Gerçekten anlamak istiyorum." Sonra cevabı kesmeden dinlemek ve kendi cümlelerinle geri söylemek: "Yani onun işinin belli olmamasından ve benim çok uzağa gideceğimden korkuyorsun." Bu, onlarla aynı fikirde olduğun anlamına gelmez. Ama neyle uğraştığınızı netleştirir ve karşındakini de biraz yumuşatır.
İtirazların bir kısmı zamanla çözülür, bir kısmı bilgiyle, bir kısmı da hiç çözülmez. "Tanımıyoruz" diyorlarsa, onu tanımaları için baskısız fırsatlar yaratmak işe yarayabilir. İlk görüşmeyi büyük bir resmiyetle değil, bir çay ya da kısa bir ziyaret gibi kurmak mesela. "Daha erken" diyorlarsa, bunu bir süre ciddiye alıp somut bir zaman konuşmak: "Okul bittikten sonra yeniden konuşalım, o zamana kadar da ilişkimizi sizden saklamayalım." Ekonomik kaygılar varsa kendi planınızı açıkça anlatmak. Farklı bir çevreden, şehirden ya da yaşam tarzından geldiği için itiraz ediyorlarsa, bunun bir günde değişmeyeceğini kabul edip sabırla zaman tanımak gerekebilir.
İlişkinizi ailen başkasından ya da tesadüfen öğrendiyse durum biraz daha hassas. "Gizli yürüttüğüm ilişkimi öğrendiler" diye yazan birçok kişi, ailenin asıl öfkesinin ilişkiden çok saklanmış olmaya yöneldiğini fark eder. Burada iki şeyi ayırmak gerekir: "Size söylemediğim için üzgünüm, bunu sizden saklamam doğru değildi. Ama bu ilişkiyi ciddiye alıyorum ve sizinle açıkça konuşmak istiyorum." Saklamanın özrüyle ilişkinin savunusunu birbirine karıştırmamak, ikisini de daha inandırıcı kılar.
Ailende saygı duyulan, iki tarafı da dinleyebilecek bir büyük varsa, bir teyze, amca, dede ya da aile dostu, onun aracılığı bazen işleri kolaylaştırır. Ama aracıyı seni savunacak biri gibi değil, konuşmayı sakin tutacak biri gibi seçmek önemli. Durumunu anlayan bir kardeşin varsa o da sessiz ama değerli bir destek olabilir; sofrada konu açıldığında yanında birinin olduğunu bilmek bile insanı sakinleştirir.
Küçük ama önemli bir ayrıntı daha var: partnerinle yaşadığın her kırgınlığı ailene anlatmamak. Bir tartışmanızdan sonra annene içini dökmek çok doğal, ama siz barışırsınız, ailenin aklında ise o tartışma kalır. Ailenin onu tanıdığı tek pencere senin anlattıkların olduğunda, o pencereden neyin geçtiğine biraz dikkat etmek gerekir. Partnerinle de aynı yerde durmanız gerekir. O ve ailesi bu süreçte nerede, ne kadar sabredebilirsiniz, neyi birlikte kabul edersiniz?
Bu konuşmalar bir kez yapılıp biten şeyler de değil. Bazı aileler aylarca aynı noktada kalır, sonra küçük bir şeyle yumuşar: bir bayram ziyareti, zor bir günde yardıma koşan partner, bir büyüğün araya girmesi. Bu süreçte her konuşmayı kazanmaya çalışmak yerine kapıyı açık tutmak daha çok işe yarar. "Bugün anlaşamadık, ama bu konuyu sizinle konuşmaya devam etmek istiyorum" demek, kavganın son söz olmasını engeller.
Bir noktada şunu da düşünmen gerekebilir: ailenin onayı senin için ne kadar şart? Bazı insanlar onay gelene kadar beklemeyi seçer, bazıları rıza olmadan da yola devam eder ve ilişkiyi zamanla onarmaya çalışır. İkisinin de bir bedeli var. Bu kararı kavganın en kızgın anında ya da bir ültimatomun baskısıyla vermemek, ertesi gün pişman olacağın bir cümle kurmamanı sağlar. "Ya o ya biz" denmiş olsa bile, o cümleye hemen cevap vermek zorunda değilsin.
Baskı tehdide, eve kapatılmaya ya da şiddete dönüşüyorsa konu artık ikna değil, güvenliktir. Aile ve sosyal destek için ALO 183'e 7/24 ulaşabilirsin, tehlike anında 112 var.
Ailesini zamanla ikna etmiş ya da onay gelmeden evlenip sonradan barışmış insanların nasıl bir yol izlediğini merak ediyorsan hasbihal'de Fikir Al'da sorabilirsin. Durumunu birkaç cümleyle anlatıp "Ailenle o ilk konuşmayı nasıl yaptın?" diye sormak, işine yarayacak cevaplar getirir.